|
Velilerle yaptığımız görüşmelerde ‘’şimdiki gençlik çok başka’’, ‘’biz böyle miydik sorumluluklarımızı hemen yerine getirirdik’’ sözlerini çok duyarım. Ben de erkek kardeşimin sorumsuzluğu karşısında çileden çıktığım için anne-babalara hep hak vermişimdir.
Sömestr tatilinde Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nevin Dölek’ten aldığımız Kariyer Planlama eğitimi gençlere bakış açımın değişmesine katkıda bulundu.
Nevin Hoca kısaca şunları söyledi:
Başarı baskısı çok fazla: Evet günümüzde her şey başarıya endekslenmiş durumda. Anne babalar çocuklarının en iyi üniversiteyi kazanmasını istiyor. Üniversiteyi bitirdikten sonra iyi bir şirkette çalışmasını ve çalıştığı yerde yükselmesini de istiyor. Yani anlayacağınız iş sınavı kazanmakla bitmiyor.
Geçmiş yıllarda örneğin 20 yıl önce başarı baskısı günümüzde olduğu kadar yoktu. Evet ders çalışmak önemseniyordu ancak bu baskı biçiminde yapılmıyordu. Örneğin benim annemin babamın bana bir kez bile çalış dediğini anımsamıyorum. Büyük bir olasılıkla da anne babalarınız sizlere ‘’bize kimse çalış demedi’’ diye söyleniyorlardır.
Standartları yüksek tutma baskısı var: Günümüzde bir yere gelmek yeterli değil. O yere geldikten sonra hep zirvede kalınmasını gerektiği düşünülüyor. Bu durum da ister istemez gençlerde baskıya yol açıyor. Sadece işle ilgili de değil yüksek standart. Gençler her şeyde yüksek standart istiyor. Örneğin işe girer girmez araba almak (ama iyi bir araba), yeni çıkmış bilgisayar ya da cep telefonunu kullanmak gibi.
Günümüz gençleri geç büyüyorlar: Nevin Hoca bu maddeyi anlatırken anlattığı örnek şu: 1980’li yılların sonunda liseden mezun olanların resimlerine bakın. Göreceksiniz ki o resimdeki kişiler 17-18 yaşında olmalarına karşın 25-26 yaşında gösteriyorlar. Bunun nedeni o dönemde liseden mezun olanların hemen sorumluluk almaları. Örneğin liseden mezun olan birisi nişanlanabiliyor, bankada memuriyete başlayabiliyor.
Nevin Hoca bu konuşmayı yaptıktan sonra akşam eve gider gitmez fotoğraf albümünü elime aldım. Bütün resimlerin arkasına tarih atıldığı için babamın bir fotoğraftaki yaşını tahmin edeyim dedim. Benim 40 yaşında diye yaptığım tahminde babam 27 yaşındaydı!
Günümüzde üniversiteyi bitirme yaşı bile 24-25 olmuş durumda. Gençler ‘’ne kadar geç hayata atılırsam o kadar iyi olur’’ diye düşünebiliyorlar. Örneğin bizde staj yapan bir arkadaş var. Kendisi 27 yaşında ve daha hiç iş deneyimi yok! Aldığımız eğitimden sonra bunun normal olduğuna kanaat getirdim.
İşin özü şu; gençleri kendi değer yargılarımızla değil, günümüzün koşullarına göre değerlendirmek gerekiyor.
Cihan Yeşilyurt Fen Bilimleri Dershanesi
Üniversite Hazırlık Rehberlik Koordinatörü
|