PROF.DR. ERDAL ATABEK İLE "HEDEFE BAŞARI İLE YÜRÜMEK" KONULU KONFERANS ÖZETİ

Giriş

1.Adım : Hedefinizi doğru seçmelisiniz

2.Adım: Kararda odaklaşmak

3.Adım: 2 yıllık bir yol haritası çizmek

4.Adım: Plan ve program yapmak

5.Adım: Zaman yönetimi

6.Adım: Süreci değerlendirme

GİRİŞ

Hayata bakış açımızı belirlerken sormamız gereken soru şudur: “yaptığımız etkinlikler, yaşadığımız olaylar bizi ne kadar zenginleştiriyor?” Seçimlerimizi yaparken bunu dikkate almamız gerekiyor. Veri ve bilgi bakımından zengin bir dünyada yaşıyoruz. Sanat, kültür ve bilgisayar ortamı sayesinde veri alışverişi de çok kolay gerçekleşiyor. İşte bu dünyanın yaratılmasına sizler katkıda bulunuyorsunuz. O yüzden kendinizi yalnızca üniversite sınavına hazırlanan insanlar olarak düşünmeyin. Sizler kazandığınız bilgilerle zenginleşecek ve gelecek dünyayı yaratacaksınız.

Örneğin, Bill Gates, Harward' da okurken yazılımla ilgilendi ve Microsoft'u yarattı. Dünyanın en zengin adamı oldu. Ama onun için önemli olan para değil, ilgi duyduğu bir alanda kendini kanıtlamaktı. Sonuçta geçen yıl yönetim kurulu başkanlığını bırakıp tekrar yazılıma döndü.

Bundan 8 yıl önce araştırmacılar, Harward' da bir proje geliştirdiler. Adı “Spektrum Projesi” Bu projede “insan beyni maximum seviyeye nasıl ulaşır?” sorusuna cevap aranıyordu. Yapılan araştırmalar bizim, beynimizin yalnızca %12'sini kullandığımızı gösteriyor ve bu oran kişiden kişiye değişebiliyor. Araştırmadan çıkan bir diğer sonuç ise şuydu: sağ beyin ile sol beyin birbirinden farklı işlevleri yerine getiriyor. Sol beyin, bilgisayar programı gibi çalışır ve bir noktayı, bir veriyi dahi atlarsa durur. Fizik, Kimya, Matematik, Geometri gibi bilim dallarını anlamak ve çözümlemek sol beyinin işidir. Sağ beyin ise analog çalışır. Müzik, resim, tiyatro gibi sanat dallarıyla ilgilidir. Yine araştırma sonucuna göre her iki beyin birlikte çalışırsa sonuç mükemmel olabilir. ABD' de bu yüzden tüm mühendislik bölümü öğrencilerine seçmeli müzik dersi veriliyor. Yani, Spektrum Projesinin ana teması çok yönlülüktür.

Harward' da Gardner tarafından bu konuda yapılan bir diğer araştırma ise “7 alan zekası” ile ilgilidir. Toplumumuzda genellikle Fen Bilimleri ve Matematik alanı öğrencileri diğerlerine göre daha zeki ve üst düzeyde görülür. Sosyal Bilimler ise Fen derslerini yapamayanların tercih ettikleri bir alandır ve resim, müzik, tiyatro etkinlikleri hevesten ileri gidemez. Oysa ki kimi zeka mantık, matematik kimi zeka sosyal bilimler, dil kimi zeka ise müzik, resim, tiyatro gibi alanlarda ön plana çıkmaktadır ve bu alanların hiçbiri diğerinden daha üstün değildir. Aynı şekilde yetenekler de tek bir alanda toplanmaz. Bir kişinin 3-4 alana birden yeteneği olabilir. Bir çocuk aynı anda hem matematik zekaya sahip hem müziğe yetenekli hem de iyi konuşuyor olabilir.

Genellikle öğrenciler, birkaç yeteneğe bir arada sahip olmalarına karşın seçme özgürlüğünün kısıtlanması nedeniyle bunları kullanamazlar. Özetle her öğrencinin birbirinden farklı değişik zeka alanları vardır. Önemli olan bunları fark edebilmek ve doğru yöne kanalize olabilmektir.

Lise-2. sınıftan itibaren ÖSS'ye hazırlanan bireyler olarak, önünüzdeki 2 yıllık süreyi nasıl daha verimli geçirebilirsiniz?Bu soruya yanıt arayalım. Bunu 7 adımda başarabilirsiniz.
1.Adım : Hedefinizi doğru seçmelisiniz

Hedef belirlemek ve belirlediğimiz hedefe güvenmek zordur. Meslek seçimi önemli bir karardır ve bu karar ilk olarak ilköğretimin sonunda verilir. Ancak bu dönemde birey henüz doğru karar verebilecek olgunluğa ulaşmamıştır. Lise-1. sınıftan Lise-2'ye geçişte alan seçimi ile ilgili karar, hayatınıza dair verdiğiniz ilk ciddi karardır. Alan seçimini yaparken doğru kararı verebilmek çok önemlidir. Alan seçimi sırasında “bağımsız düşünme yetisini kazanamamış olanlar doğru kararı veremezler.” Bağımsız düşünme nedir? Bağımsız düşünme kararını kimseden etkilenmeden verebilmektir. Bağımsız karar verme sürecinde çevrenin etkisi büyüktür. Aileler çoğunlukla çocuklarının bağımsız karar vermelerini kendi kaygıları yüzünden engellerler. Ancak unutulmamalıdır ki kişi yaşamsal bütün kararlarını kendisi vermelidir. Alan seçimi, meslek seçimi, eş seçimi vs. gibi kararları öğrenciler kendileri vermeli, aileler gerekirse yol göstermeli, seçenek sunmalı, eleştiri getirmeli ama karara karışmamalıdır. Çocuk, yanlış bir karar verebilir ve sonucunda zarar görebilir. Ama önemli olan bunun da sorumluluğunu alabilmektir.

2.Adım: Kararda odaklaşmak

Kararda odaklaşma yani konsantrasyon. Bir karar verildikten sonra o karardan vazgeçmek hayal kırıklığına neden olur ve bu da motivasyonu düşürür. Örneğin alışverişe çıktınız. Çok beğendiğiniz bir bluz satın aldınız. Ancak yine de ısrarla vitrinlere bakmaya devam ettiniz ve aynı bluzu çok daha ucuza bir başka mağazada gördünüz. Bu durumda hayal kırıklığı yaşarsınız. O çok severek aldığınız şeyin artık sizin için bir önemi kalmaz. Tıpkı bu örnekte olduğu gibi verdiğiniz karara odaklanmalı ve yıl içinde bu konsantrasyonunuzu giderek arttırmalısınız. Konsantrasyonunuzu arttırmak içinse rant ışığını sürekli aynı noktaya tutmalısınız. Örneğin, eğer çalışmaya konsantre olduysanız internete ayıracağınız süre daha sınırlı olur. Yani odaklaşmada tercihler önemlidir. Bir şeyi seçmek, ona odaklanmak ve diğerlerinden vazgeçmek gerekir.

3.Adım: 2 yıllık bir yol haritası çizmek

Odanıza 2005-2006 yılı takvimini asın. Bu takvimde öncelikle bayramlar, yılbaşı tatilleri ve hafta sonlarını işaretleyin. Çünkü tatiller gevşeme zamanlarıdır. O yüzden tatil öncesi ve tatil sonrası dönemler çok önemlidir. 2 yıllık haritada bunları çıkarırsanız önünüzdeki engelleri rahatlıkla görebilirsiniz.

4.Adım: Plan ve program yapmak

Program yapmak niçin önemlidir? Çünkü program dayanıklılığı arttırır. Günümüz insanı dayanıksızdır.yani uzun çalışmaya, uzun bir yola, yokuş çıkmaya dayanamaz, mücadele gücü zayıftır. Sizler dayanıklılığınızı arttırmak için plan yapın. Ama planınızda yalnızca günlük ders çalışma zamanlarınızı değil o gün yapacağınız herşeyi gösterin. Gideceğiniz sinemayı, katılacağınız etkinlikleri, ne zaman müzik dinleyeceğinizi koyun. Programınızda yalnızca ders çalışma saatleri görülmesin ki ders çalışmayı ceza veya başbelası olarak algılamayın.

5.Adım: Zaman yönetimi

Zaman yönetimi hayatın her döneminde işe yarar. Bizim toplumumuz için zaman öldürülmesi gereken bir olgudur. Zaman öldürmek gibi bir deyimimiz bile vardır. Yabancı literatürde böyle bir deyim bulunmamaktadır. Oysa ki zaman öldürülmez, zaman geçer. Zaman bizim elimizde değildir, bizden bağımsızdır ve biz istesek de istemesek de geçer. Bizim elimizde olan şey ise onu doğru kullanabilmektir. Saatle aranızda bir anlaşma yapın, ona bir söz verin ve dakik olup sözünüzü tutun. Çok büyük bir iş adamı yurt dışında çok önemli bir anlaşmayı sadece 4 dakikalık gecikme yüzünden kaybetmiş. Nedenini sorduğunda ise aldığı cevap “ zamanı doğru kullanamayan ve onu yönetmeyi bilmeyen biri bizim paramızı hiç yönetemez.”

6.Adım: Ölçme ve değerlendirme

Ölçme ve değerlendirmeyi kendi kendimize yapmalıyız. Bunun için de kendimize şu 3 soruyu sorabiliriz: -Ne yaptım? -Nasıl bir sonuç aldım? -Neden bu sonucu aldım? Örneğin; ders çalıştım, istediğim başarıya ulaşamadım; çünkü etkin çalışmadım. Kişi hayatta en çok kendini aldatır. Ama siz ölçme değerlendirme konusunda kendinizi aldatmayın. Bunun sonuçları umduğumuzdan daha ağır olabilir. Çünkü yaptığımız herşey için farkında olsak da olmasak da bir bedel öderiz.

7.Adım: Süreci değerlendirme

Her zaman bir değerlendirme yaparız. Ama bu sonuç değerlendirmesidir. Hiçbir zaman süreç değerlendirmesi yapmayız. Süreci değerlendirme baştan itibaren bu 6 adımın değerlendirilmesidir. Yaşamımızı da bu şekilde değerlendirmeliyiz. Örneğin ben, 50 yıl boyunca yaşadım. Ama bu 50 yıl içinde ne yaptım. Bu yaşam sürecimin değerlendirilmesidir. Süreç değerlendirmesi yaparken de sorulabilecek 3 soru vardır. –Ne düşündüm? –Ne yaptım? –Ne oldum?

Bizi başarıya götürecek olan şey işte bu 7 adımlık uygulamadır. Bunu doğru anlar ve doğru uygularsak bu basamaklar mutlak başarıyı getirecektir. Başarı sıradan bir şey değildir. Bu 7 adımı baskı altında geçirebilirsiniz. Baskı altında iken ise başarı daha zor gözükür. Ama önemli olan bu baskı ve zorluğu güce dönüştürebilmektir. Kişi baskı altında ise dikkati dağılır, konsantrasyonu bozulur, stresini yenemez ve davranışları değişir. Yapmamız gereken şey, bütün bu olumsuzlukları güce dönüştürmektir, korku ve kaygıya değil. Önce şunu bilin ki, stressiz bir hayat sıradandır. Stresten korkmayın. Stres motivasyondur, başarının temelidir. Başarı için stres olmalı ama asla paniğe dönüşmemelidir. Bu 7 adım uygulandığı zaman stres bizim gücümüz, başarımız olur. Kendinize hayatın her alanında güvenin. Kararsız kalmayın, kararlarınızın arkasında durun. Unutmayın, hayatınızdaki en büyük desteğiniz kendinizsiniz. Kendinizi geliştirin, donanımınızı arttırın ve kendinize güvenin. Başarı kaçınılmaz olacak göreceksiniz.