Eflatun'a iki soru sormuşlar:
 Birincisi;  "İnsanoğlunun sizi ençok şaşırtan davranışları 
nelerdir?
 Eflatun tek tek  sırlamış:
 "Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.  Ne var ki
 çocukluklarını özlerler. Para
 kazanmak için sağlıklarını yitirirler.  Ama sağlıklarını geri almak
için
 para öderler... Yarından
 endişe ederken bu günü  unuturlar. Dolayısıyla ne bu günü ne de
yarını
 yaşarlar. Hiç ölmeyecekmiş
gibi  yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler."
Sıra gelmiş ikinci  soruya; "Peki sen ne öneriyorsun?"
  Bilge yine  sıralamış:
"Kimseye  kendinizi sevdirmeye kalkmayın. Yapılması gereken tek şey
sadece kendinizi  sevilmeye bırakmaktır. Önemli olan; hayatta en çok şeye sahip olmak değil, enaz şeye ihtiyaç duymaktır."
 
 
Afika Atasözü
 
Sular yükselince, balıklar karıncaları yer..
Sular çekilince de karıncalar balıkları yer...
Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir....
Çünkü, kimin kimi yiyeceğine..
"suyun akışı" karar verir.
 
 
SEVGİNİN AY ISIGI
      cok eskiden yesil bir vadinin icinde bir irmak kiyisinda kurulu 
bir
koy varmis dunyada, taa dunyanin obur ucunda.
Cok eski dedik ya, o zamanlar gunduzleri pek gunesli gecermis, yagmur
yagmadikca; geceleri hep yildizli olurmus, bulutlar
olmadikca. Koy sakinleri tarimla ugrasirlarmis, hayvanlar avlarlarmis
ucsuz bucaksiz arazilerinden, sularini kaynagi cok uzakta olan,
koylerinin icinden gecen,irmaktan alirlarmis. Koyde herkes birbirini
sever, sayarmis.
Koyde bir tek kisinin kalbinde oyle buyuk bir sevgi varmis ki butun
koyunkune bedelmis; serserinin bahara olan askiymis bu.
Kiz serseriyi bilirmiste tanimazmis yakindan. serseri dayanamamis bir
gun gitmis kizin yanina. Sormus bahara onunla evlenip
evlenmeyecegini. bahar demis ki serseriye :
- "Evlenirim evlenmeye ama benim isteyenim coktur, her gelen kisiden
ayni seyi ister benim babam. Ancak babamin bu istegini
yerine getiren benimle evlenir."
serseri sasmis.
- "Sensin benim kalbimim sahibi" diyerek baslamis sozune "senin 
dilegin
benim icin bir emirdir, soyle istegini hemen yapayim"
demis askina. bahar demis ki
- "Bir cicek vardir yapraklari gumusten tomurcuklari elmastan, onu 
ister
babam benle evlenecekten".
serseri
- "Bekle beni" demis bahara "hemen gidip getireyim o cicegi ama
nerededir yeri?"
bahar parmagiyla gostermis akan irmagi
- "Iste bu irmagin kaynagindadir der babam, kirk gun yurumek 
gerekirmis
oraya varmak icin ama bir giden bir daha gelmedi
simdiye dek cunku oralar buyuluymus derler, giden geri gelmezmis cunku
buralardan cok daha guzelmis oralar.
serseri
- "Senden daha guzel ne olabilir ki bu dunyada" demis bahara 
"Donecegim,
o cicekle, donecegim cunku seviyorum seni, cunku sensiz anlami olmaz
benim icin o guzelligin".
serseri cikmis yola sonra. Kirk gun yurumus irmagin yanindan. Hep ne
kadar sevdigini dusunmus bahari yol boyunca. Tek
aklindaki bahar'mis, tek amaci ise o cicek. Kirkinci gun kalkmis 
serseri
sabah erkenden, yuzunu yikamis irmaktan, anlamiski
cok yaklasmis kaynagina irmagin suyun serinliginden. Devam etmis 
yoluna
sonra. Biraz sonra varmis kaynaga, butun yesilliklerle cevrili bir gol
varmis kaynakta, golun ortasinda bir adacik, adacigin ustunde de o 
cicek
duruyormus. Anlamis bahar'in anlattigi cicek oldugunu guzelliginden.
Yuzmeye baslamis adaya dogru hemen. Adaya cikinca karsisinda bir adam
belirmis serserinin. Adam Dolunay
- "Her gulun bir dikeni, koruyucusu, oldugu gibi bende bu cicegin
koruyucusuyum, eger almaya geldiysen ben, Salut, izin
vermem buna" demis.
serseri saskin ve de kararli bir tonla
- "Ben o cicegi alacagim sonra askima kavusacagim" demis "Hic bir sey
beni kararimdan ceviremez".
- "O zaman beni biraz dinleyeceksin" demis Salut "sana neden 
koparmaman
gerektigini anlatacagim, eger hala ikna olmazsan
o zaman izin veririm almana". serseri ikna olmus ve cokmus yoncalarin
ustune, baslamis dinlemeye...
- "Eger bir seyi cok fazla istersen ve engelin yoksa onunde onu 
alirsin,
hayatta boyledir, insan engelleri asarsa yasamina
devam edebilir. Bu cicekte sadece yasam icin bir seyler yapacaksan
engelleri kaldirir onunden cunku onunda bir gorevi var, bu cicek 
sadece
28 gecede bir acar yapraklarini ve parlayan tohumlarini gole doker, bu
sayede buradaki sular yukselir ve irmaktan tasar gider zamanla. Bu 
irmak
sayesinde yasar bu dogadaki yesillikler, insanlar, hayvanlar." demis
Salut.
serseri baslamis dusunmeye, eger cicegi koparirsa kavusacaktir 
sevdigine
ama kuruyacaktir irmaklari bunun yaninda. Sonunda
cicegin basina coker kalir serseri. Gumus yapraklarinda kendini gorur
serseri cicegin. Yaninda bahar vardir ama niye mutsuzdur
ikiside. Aslinda kalbindeki tek endiseyi gorur serseri. Zaman gectikce
serseri'nin dusunceleri yogunlasir kafasinda.
Mutsuzlugunu dusunur, ciceksiz bahar'siz bir yasam dusunur.
Koparamaz cicegi gunlerce. serseri artik yasamaktan zevk almaz sekilde
sadece askini dusunerek beklemeye baslar olacaklari.
Bir gece cicek tohumlarini birakirken gole, bir tomurcukta serserinin
sertlesmis kalbinin ustune dusmus, aniden serseri kalbindeki askinin
buyuklugu kadar kocaman bir tasa donmus, tas o kadar buyukmus ki 
dunyaya
sigmamis gokyuzune yukselmis ve Dunya'yla donmeye baslamis.
Boylece Ay olmus serserinin kalbi Dunya'ya. O gunden sonra sadece 28
gecede bir gostermis serseri kalbinin tum yuzunu,
askinin butun pariltisini digerlerine; sadece o gecelerde aydinlatmis
.......Dunya'yi, ayni cicek gibi...